MENÜ

Adana BarosuKomisyonlarCMKKomisyon Başvuru FormuSEMYön. Kur. Top. GündemleriAdli YardımAvukat Hakları MerkeziBaro MeclisiBasında Yer Almış HaberlerMevzuatMeslek İlke ve KanunlarıEtkinlik TakvimiYargıtay KararlarıBilgi BankasıMazeretli Hakim - Savcı ListesiİletişimBaro Hesap Numarası

DEMOKRASİ, HUKUK VE ADALET İÇİN ÇAĞRIMIZDIR

DEMOKRASİ, HUKUK VE ADALET İÇİN  ÇAĞRIMIZDIR

DEMOKRASİ, HUKUK VE ADALET İÇİN 
ÇAĞRIMIZDIR
Birleşmiş Milletler Bangalor Yargı Etiği İlkeleri uyarınca, yargı bağımsızlığı; hukuk devletinin ön koşulu ve adil yargılanmanın temel garantisidir. Bu nedenle yargıç, hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle yargı bağımsızlığını temsil ve muhafaza etmelidir.
Bu ilke, Türkiye'nin yasama ve yürütme ile yargı organları ve temsilcileri için bağlayıcıdır.
Anayasanın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu, 7, 8 ve 9. maddelerinde ise yasama, yürütme ve yargı yetkisinin kimler tarafından kullanılacağı belirtilip, yürütme görevinin Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılacağı, 11. maddesi de Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayan temel hukuk kuralları olduğu belirtilmektedir.
Anayasanın 159. maddesinde özellikle HSYK'nın mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulup görev yapacağına yer verilmiştir. Anayasa uyarınca yargıçlar mahkemelerin kapatılması veya kadrosuzluk gibi nedenlerle azledilemezler, görevlerine son verilemez.
Siyasi iktidar Türkiye'nin en güvenceli mesleği olan yüksek mahkeme üyeliği görevini yasa ile sona erdirmek istemektedir. Bu yasa, Anayasaya açıkça aykırı olup Yargıtay ve Danıştay üyelerinin azlini öngörmektedir.
Diğer yandan, yargıçların azli sonucunu doğuracak bu yasayı Adalet Bakanlığı hazırlamıştır. Hükümet yani yürütme organı yüksek yargıçların azlini öngören bir yasa hazırlayamaz, bu sonucu doğuracak bir tasarrufta bulunamaz. Somut durum yasama ile yürütme gücünün tek elde toplandığının bir kanıtıdır.
Yüksek yargıçların yasa ile azli, sadece azledilenleri ilgilendiren basit bir özlük meselesi değildir. Yargı bağımsızlığı ve yargıçlık teminatı halkın hukuka ve adalete erişim, adil yargılanma hakkının ve hukuk güvenliğinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin korunmasının güvencesidir. Danıştay ve Yargıtay üyelerinin azli ile başlayan süreç asıl olarak anılan hak ve ilkelerin yürürlüğünün kaldırılmasına yöneliktir. Unutulmaması gereken adalet ve demokrasinin yok edildiği yönetim biçiminin adı diktatörlüktür. 
Bu güne kadar yargı sopa olarak kullanılarak otoriter yönetim şekli tesis edilmiş, yasama ve yürütme güçleri arasındaki ayrılık ortadan kaldırılmış, yargı baskı altına alınmıştır. Şimdi yargı gücü de aynı yasama ve yürütmede olduğu gibi tek adama bağlanmak ve demokrasi yok edilmek istenmektedir. Demokratik hakları istemek, talepleri yüksek sesle dillendirmek suç değildir.
Bizler;
Öncelikle Yüksek Mahkeme Başkanlarını,
Başkanlık Kurullarını,
Yüksek Yargıçları,
İlk derece mahkemeleri yargıç ve Cumhuriyet savcılarını,
Türkiye Barolar Birliğini,
Baroları
Yargının aktif ve dinamik gücü olan bütün avukatları
Üniversiteleri,
Sendikaları,
Dernekleri,
Sivil Toplum Kuruluşlarını,
Ve tüm yurttaşlarımızı
Siyasi iktidarın Cumhuriyet ve Demokrasiyi ortadan kaldırmaya, ve teokratik-otoriter bir tek adam rejiminin tesis edilmesine yönelik bu tasarrufuna karşı çıkmaya çağırıyoruz.
Yargının bağımsızlığı, 
Yargıcın tarafsızlığı,
Yargıçlık teminatı,
Hukukun üstünlüğü, 
Hukuk güvenliği, 
Adil yargılanma hakkı,
Adalete erişim hakkı varsa, demokratik, laik, hukuk devleti olan Cumhuriyet ülkesi vardır.
Bilinmelidir ki; bu ilkeler ve haklar yok edildiğinde Cumhuriyetin bütün kazanımları da aynı anda yok olacaktır. 
Cumhuriyet ve demokrasinin korunması, yargı bağımsızlığı, yargıçlık teminatı, adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliği ile hukukun üstünlüğü ilkelerinin yok edilmemesi için tüm demokrasi güçlerini birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

Yargıçlar Sendikası & YARSAV

Facebookta Paylaş