MENÜ

Adana BarosuKomisyonlarCMKKomisyon Başvuru FormuSEMYön. Kur. Top. GündemleriAdli YardımAvukat Hakları MerkeziBaro MeclisiBasında Yer Almış HaberlerMevzuatMeslek İlke ve KanunlarıEtkinlik TakvimiYargıtay KararlarıBilgi BankasıMazeretli Hakim - Savcı ListesiİletişimBaro Hesap Numarası

Akkuyu NGS projesinin ÇED Olumlu Kararının iptali

Akkuyu NGS projesinin ÇED Olumlu Kararının iptali

Akkuyu NGS projesinin ÇED Olumlu Kararının iptali için açılan davalar kapsamındaki keşif davacıları memnun etmedi ama oldu bittiye gelen keşif pek çok anlamlı tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi...

TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Üyesi. Av. İsmail Hakkı ATAL konuyla ilgili yazılı açıklamada bulundu.

11.07.2016 günü Akkuyu Nükleer santralinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) Raporu iptal davasının keşfi, Danıştay 14.Dairesi tarafından 15 kişilik bilirkişi heyetinin ve bizlerin katılımıyla yapıldı.
Bir çok kurum ve kişinin davacı olduğu dosyaların hepsi birleştirilmek suretiyle yapılan keşifte ; 9 arkadaşımla birlikte, davacılardan Türkiye Barolar Birligi'nin gönüllü avukatı olarak görev aldık.

Ekteki 2001 yılında Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği tarafından hazırlanan raporla sabit olduğu üzere ; Kuzey Anadolu Ecemis fay hattının bitim noktası Akkuyu Nükleer Sahasının 30 km doğusu olup ,NRC (Nuclear Regulatory Commission ) verilerine göre aktif bir fay hattı olup her an deprem olasılığı bulunmaktadır.

Yine Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Fakültesi raporuna göre Akkuyu'da ilki günümüzden 38.000 yıl -ikincisi 28.000 yıl -üçüncüsü 17.000 yıl önce olmak üzere 7.0 şiddetinden büyük 3 büyük deprem geçirmiştir. Jeoloji bilimine göre ortalama her 10.000 yılda bir 7.0 şiddetinden büyük deprem gören bölgede son 17.000 yıldır yıkıcı deprem olmamış olup ,her an yıkıcı bir deprem gerçekleşebilir. Olayın vahim olan diğer bir yani ise aşağıda fotosunu gördüğünüz Nükleer reaktörün kurulması planlanan alanda 1978 yılında yapılan sondaj çalışmalarında isçilerin yerin altına bastıkları 50 ton çimentonun yaklaşık 100 metre ötede denizden çıkmış olduğu bölge halkı tarafından ifade edilmektedir.

Reaktörlerin kurulması planlanan bu alandan karotlar alınarak zemin analizinin yapılması ve zeminin karstik yapıda olup olmadığının ve zeminde boşluklar bulunup bulunmadığının tespit edilmesine yönelik talebimiz naip hakim tarafından kabul edilmemiş ve keşif bilirkişi heyeti tarafından gerekli görülmemiştir. Diğer yandan keşif esnasında Rosatom Şirketinin yetkilisi tarafından bilirkişilere ÇED raporu hakkında yapılan açıklama sırasında, bilirkişilerin sorusu üzerine (zemin -deprem çalışması -sondaj vs yapılıp yapılmadığı konusunda) şirket yetkilisinin "yapılmıştır mutlaka " şeklindeki cevabına ise dehşetle tanık olduk. 

Diğer yandan hepimizin bildiği üzere 03.09.2015 tarihinde "Mersin Bölge Kamu Diplomasisi ve Devlet İlişkileri Bölge Müdürü Faruk Uzel ,"Akkuyu bilgilendirme merkezinde deniz seviyesinin 1 metre altında su sızmasını önleyemediğiniz mühendislik bilgisiyle ,deniz seviyesinin 14 metre altındaki nükleer santral uzantılarının güvenli bir şekilde inşa edilebileceğine inanmıyorum "diyerek istifa etmişti. Hükümetin son çıkardığı yasayla Yargıtay ve Danıştay'daki tüm hakimlerin görevini sonlandırıyor olmasını da göz önünde tuttuğuAkkuyu NGS projesinin ÇED Olumlu Kararının iptali için açılan davalar kapsamındaki keşif davacıları memnun etmedi ama oldubittiye gelen keşif pek çok anlamlı tartışmanın fitilini ateşleyecek gibimuzda ,nükleer santrale topyekun bir karşı duruş olmadığı takdirde ,(kesif esnasında kapıda sadece 100 civarında kişi protestoda bulundu 😔patlamaya her an hazır bir nükleer felaketin, yanı başımızda çocuklarımızın - hepimizin hayatını sonlandırmak üzere tetikte bekleyeceğini ,bu konuda duyarlılık sağlamanın çocuklarımıza , ülkemize ,ve insanlığa borcumuz olduğunu ,Türkiye'de çevre mücadelesinin hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü kamuoyuna saygıyla duyururum .

Galeri
Facebookta Paylaş